Sözün Bittiği Yer

Gidip kendini cama vuran, neden dışarı çıkamadığını anlamlandıramayan ve önündeki şeffaf engel karşısındaki aczine yenik düşen, akvaryuma hapsolmuş balıklar gibiydik. İçine düştüğümüz o sonsuz labirentten çıkmaya çalıştıkça daha da derinlerine düşüyorduk bu karanlık dehlizlerin. Varlık düşmekten ibaret olursa yokoluş elbette ki labirentin karanlık dehlizlerinden çıkmak anlamına gelecekti. Bu son sözleri söyleyen ise elbette ki ne sadece bir “ben,” ne sadece bir “sen,” ne de sadece bir “o,” olabilirdi. Olsa olsa tüm insanlık ölümün gözünün içine baka baka, hep bir ağızdan ve/fakat sessizce fısıldamış olabilirdi bu son sözleri:

Bizi bu dışarıdan çıkarın!

Bağırarak değil ama,

Sessizce…                                                                        

                                               -Son-  

                                                                                                                                             Cengiz Erdem

                                                                                                                              Londra, Norwich, Ankara, Lefkoşa, Girne

                                                                                                                                             1997-2007

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s